Logo

TKP tarihine açıklık getirmek bir yana, onun karanlıkta, çarpıtılmış halde ya da muğlak ve belirsiz kalmasının asıl sorumluları, denebilir ki herkesten çok bizzat TKP liderleri olmuşlardır. Bu konuda “inkar edilen tarih” üzerinde durmuş bulunuyoruz. Onu tamamlayansa...

TKP’nin tarihini ele alırken Mustafa Suphiler üzerinden bir kusursuz dönem resmedenler (özellikle troçkist mezhepler), aynı şeyi Komünist Enternasyonal’in tarihi sözkonusu olduğunda ilk dört kongre üzerinden yapmaya pek eğilimlidirler. Oysa yalnızca TKP’nin...

TKP’nin yaşadığı sıkıntılar Kemalist burjuva iktidarın ardı arkası gelmeyen saldırılarından da ibaret değildi. 1927 sonunda yaşanan ihanet ve provokasyonun yaralarını ancak sarmışken, hemen ardından bu kez bozucu ve tahrip edici gruplaşmalarla yüz yüze kaldı...

Konuşmacının bize sunduğu, binlerce işçinin kanı akıtılarak bastırılan Ocak 1919 ayaklanması kurbanlarının, bu ayaklanma içinde hunharca katledilen Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in kemiklerini sızlatan türden bir Alman Devrimi...

Sıçramalı gelişme hedefleyen, ama emek-sermaye çelişkisi alanından yapılabilecek çok da bir şey olmadığını düşünen SİP-TKP, bilinci, kültürü, değer yargıları ve yaşam biçimi peşinen “Cumhuriyet’in kazanımları”yla yoğrulmuş hazır bir kitlede görmektedir çözümü. Bu kitlenin nasıl bir görkemli kalabalık oluşturduğunu, Mustafa Kemal’e ve Cumhuriyet’e nasıl...

Bütün bunlar gösteriyor ki, taşınan “komünist” sıfatı, sermaye düzeninin ve siyasal planda onun dümenini tutan dinci faşizmin ayıplarını örten basit bir incir yaprağından öte bir anlam taşımamaktadır. Böyle bir partinin kendisini Tarihsel TKP’nin devamı sayması...

SİP’li teorisyenler liberal ham hayallerine sözde tarihsel ve teorik kılıf uydurmaya çalışırlarken gülünç durumlara düşmüşlerdir. Düşününüz ki o günün Türkiye’sinin devrimden uzak olduğunu, zaten restorasyonun da bu nedenle gündeme geldiğini...

SİP-TKP: “Yeniden doğuş”!

SİP’in kendine özgü kökeni İkinci TİP’e dayanır. Behice Boran önderliğinde 1970’lerin ikinci yarısında sahneye çıkan “İkinci TİP”, İsmail Bilen TKP’si ve TSİP ile...

200. doğum yılını kutlamakta olduğumuz büyük insan, Friedrich Engels, Marksizm olarak tanımlanan dünya görüşünün Marx’la ayrılmaz biçimde iki kurucusundan biridir. Özellikle de Marx’ın ölümünün ardından çok büyük bir alçak gönüllülükle kendi rolünü ve katkısını olduğundan az göstermeye çalışması onun sağlam ve erdemli karakterinin bir göstergesidir.

Geçmişi olmayanın geleceği olmaz!

TKP’nin değil Tarihsel TKP’nin 100. Yılındayız. Bu ayrım, solun tarihine nesnel ölçülerle ve gerçeğe sadık kalarak bakmayı başarabilen herkesin görüp anlayabileceği açıklıktadır. 10 Eylül...

Pandemi başlayalı beri sonrasına ilişkin olarak çeşitli türden görüşler ortaya konulmaktadır. Bilimsel ölçütlerin elverdiği sınırlar içinde kestirimde bulunmaya dayalı olanlar dışında bu görüşler spekülasyondan öte bir değer taşımamaktadır. Ağırlık merkezi oluşturan ülke ya da bölgeler değişse de pandemi hala dünya ölçüsünde etkisini sürdürmektedir ve bunun nereye...

Kapitalizm altında reformlar ancak devrim mücadelelerinin yan ürünleri olabilirler. Sınıf mücadelesi kapitalizmin yıkılmasına, yani toplumsal devrime vardırılmadığı sürece de, bu kazanımlar, kendi o sınırlı ve güdük halleriyle hiçbir biçimde...

Bugün insanlığı büyük bir tehlike ile yüzyüze bırakan temelde korona virüsü değil, döne döne yarattığı çok yönlü krizlerle kapitalizmdir. Bu sistemin çözme yeteneğinden yoksun olduğu tüm yapısal sorunları, salgınla birlikte çok daha yıkıcı bir mahiyet...

Komünist hareketimiz işçi sınıfının tarihsel rolü ve misyonunu esas alan bir kopuş içinde şekillenmiştir. Bu, temelde işçi sınıfına güvensizlikte ifadesini bulan ideolojik önyargılarını savunmaya çalışan küçük-burjuva devrimciliğinden bir kopuştur.

Metal Fırtına, sınıf devrimcileri olarak sınırlı mevzilere sahip olduğumuz koşullarda bile, doğru araç ve yöntemlerle geniş bir kitle hareketine müdahale edebileceğimizi, onu yönlendirip ileriye taşıyabileceğimizi çok çarpıcı bir biçimde gösterdi...

Elli yıl önce devrimci sınıf partisinin yoksunluğunda gerçekleşen böylesi bir görkemli sınıf eyleminin, sınıfla etle-kemik gibi birleşmiş bir partinin varlığı koşullarında nasıl sonuçlar üretebileceğini tahmin etmek zor değildir. Bu da sınıfla bütünleşmede...

Yüzlerce, binlerce yıldır ilk kez, efendiler arasındaki savaşa, kölelerin bütün efendilerine karşı yapacağı savaş ile “cevap vermek” doğrultusunda verilen söz eksiksiz yerine getirildi ve tüm güçlüklere rağmen yerine getirilecek. Biz bu eserin yapımına başladık. Ne kadar zamanda, ne zaman, hangi ulusun proleterleri bu eseri sonuna vardırırlar bunun öze ilişkin...

Sonu gelmeyen bu saldırganlık karşısında kendiliğinden patlak veren sosyal hareketlilikler, henüz sistemin kendisine yönelemiyor olsa da, ezilen emekçi yığınların ayağa kalkmasının, sistemi sorgulamaya başlamasının, “başka bir dünya” arayışının büyümesinin politik önemi yeterince açıktır. Dünyanın dört bir yanında yaşanan bu kitlesel toplumsal...

İşçi ve emekçiler kendi deneyimleriyle gündelik sorunları ile düzen gerçekliği arasındaki ilişkiyi daha açık bir biçimde görebilecekleri bir sürecin içine girmiş bulunmaktadır. Bu olgu, siyasal sınıf çalışmamızın sınıfın dar iktisadi-sendikal istemlerine dayalı...

Otuz yıllık bir hareketiz ve başından itibaren sınıfa yöneliyoruz. Bu yönelimimiz içerisinde anlamlı deneyimlere sahibiz. Önemli mücadele örnekleri yarattık. Öteki bazılarında etkin taraf olduk. Ancak henüz sınıf hareketindeki önderlik boşluğunu pratik olarak dolduran bir parti olduğumuzu söyleyebilecek bir düzeye ulaşamadık. Metin bunun tek nedeni olarak...

Sınıf çalışmamızın mahiyetinden bağımsız olmamak üzere, araçlar, yol ve yöntemlerimizle ilgili de bir tartışma yürütmemiz gerekiyor. Çünkü bu zeminler bahsettiğimiz içerikten bağımsız şekillenmiyor. Sektörel işçi birliklerimiz var, yerel işçi birliklerimiz...

Günümüzün dünyasının büyük toplumsal çalkantılarında halen eksik olan işçi sınıfı ekseni ve önderliğidir. İşçi sınıfının öne çıkıp bu hareketlerin öncü ve temel gücü olarak hareket etmeyi henüz başaramamasıdır. Bu başarılamadığı sürece de...

» Parti örgütlerinden 21. yıl etkinliğine mesajlar…

Taktik esnekliği hangi durumda ve neden göstermeniz gerektiğini ancak somut durumun somut tahlili üzerinden açıklığa kavuşturabilirsiniz. Öte yandan taktik esneklik elbette başı boşluk demek değildir. Taktik esnekliğinizin sınırlarını bir kez daha ilkesel yaklaşımlarınız ve stratejik amacınız belirler. Sorunun esası, belirli somut durumlarda stratejik devrimci...

Bugün sendikal hareketin geneline icazetçi uzlaşmacı bir anlayış hâkim. Dahası bu çok köklü bir kültür haline gelmiş durumda. Türkiye’de sendikal hareketin yasal olarak mücadele sahnesine çıkması, devletin sendikal mücadeleyi kontrol altına almak için attığı bir dizi adımla birlikte gerçekleşmiştir. Uzun yıllar boyunca devletin icazeti altında gelişen bir sendikal hareket...

» Sendikalar ve sendikal bürokrasiye karşı mücadelenin sorunları-2

» Sendikalar ve sendikal bürokrasiye karşı mücadelenin sorunları-3

Partimiz Teslim Demir’i “Türkiye devrimci hareketinin yarım asırlık çınarı” olarak tanımladı ve bir partinin sınırlarına sığmayacak türden devrimcilerin az bulunur örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Onun 1968’den 2018’e uzanan devrimci siyasal yaşamının devrimci hareketimizin bu aynı tarihsel zaman dilimindeki seyri ve sorunları üzerinden anlamlandırılması...

» Teslim Demir’in anısına… / 2 - ‘70’li yıllar: Devrimci önderlik boşluğu

» Teslim Demir’in anısına… / 3 - 20. Yılında TKİP ve Teslim Demir