Logo

Teslim Demir yoldaş şahsında Türkiye devrimci hareketi yarım asırlık bir çınarını yitirdi. Burada en genel çizgiler halinde özetlenen yaşamı bunun tanığıdır. Yitirilen, ‘60’lı yıllardan 2010’lara çok sayıda devrimci kuşağa yoldaşlık etmiş ve son nefesine kadar da hep devrimci kalmış, örneğine artık çok rastlanmayan türden bir değerli insandır.

EKİM’in ve EKİM’ci komünistlerin en büyük iddialarından biri, EKİM’in “yeni bir çizgi, yeni bir gelenek ve yeni bir kültür” olduğu idi. Gerçekten de her alanda ve her bakımdan böyle oldu. Her zaman bu şiarının ruhuna uygun davrandı. Örneğin, daha ilk sayılarında EKİM’i “düşünen ve savaşan kadroların” örgütü olarak tanımladı, yayın organı olarak EKİM’i de sadece yazarların değil, tüm Ekimcilerin ve dahası ona yazmak isteyen tüm işçilerin ve devrimcilerin kürsüsü ilan etti...

Ekim Devrimi ve devrimin ardından yaşanan sosyalizm deneyimi, bizim en büyük dayanağımız ve yol göstericimizdir. Biz işe çok daha ileri bir noktadan başlayacak, bu kez sosyalizmi kesin zafere ulaştıracak koşullara sahip olacağız. Sovyetler Birliği’nin çöktüğü o karanlık yıllarda siyaset sahnesine adım atan...

Bugün devrimci örgütün daha güçlü bir temelde inşası, içinden geçilen dönemin ihtiyaçların karşılayabilmek açısından temel bir yerde duruyor. Bu, devrimci siyasal mücadelenin sürekliliğini sağlayabilmek, devrimci örgütü burjuva zor aygıtları karşısında koruyabilmek açısından olduğu kadar, kitleleri devrimci politikanın tarafı haline getirebilmek açısından da olmazsa olmazdır. Çünkü günün ihtiyacına yanıt üretebilecek, işçi sınıfı ve emekçi kitleleri doğru eksende hareketlendirebilecek...

Sektörel çalışmalar, yerel birlik çalışmaları, kurumsal araçlar, kadın çalışması vb., çeşitli alanlar üzerinden faaliyet yürütüyoruz. Bunlardan bazıları dönemsel çalışmaların aracı olabiliyor. Bazıları henüz zemini olmamasına rağmen işletilmeye çalışılıyor. Genelliği içerisinde bir sorun alanı yok. Her biri ihtiyaç olarak...

Bizler, kapitalist düzeni yıkma iddiasındaki bir savaş örgütünün militanlarıyız. Bu savaşçı ruhu kitle çalışması içinde, fabrika zemininde var edebilmenin yanısıra yoldaşlık ilişkilerimizde, devrimci iç yaşamımızda karşılaştığımız sorunlar karşısında da gösterebilmeliyiz. İkili ilişkilerde yaşadığımız sorunların temelinde...