Logo

Dinci faşist nitelikteki darbe girişimi, sınıfsal-siyasal güç ilişkileri zeminindeki gerçek bir ihtiyacın değil, fakat başta zor aygıtları olmak üzere devletin tüm temel kurumlarında ve son derece etkin konumlarda yuvalanmış örgütlü bir çetenin kendi öznel ihtiyaçlarının bir ürünü oldu. Nitekim zamanlamasını belirleyen de tümüyle buydu. Ordu ve yargıdaki güncel bir toplu tasfiyenin hedefiydiler; ordu üzerinden en etkili kozlarını kullanarak ön almaya kalktılar. Büyük bir kumar oynadılar ve kaybettiler.

» Für Deutsch klicken...

Tunus’ta, Mısır’da, Türkiye’de, Amerika’da, Yunanistan’da, İspanya’da yaşanan sosyal hareketliliklere içerisinden geçtiğimiz yeni tarihsel dönemin öne çıkardığı olgular üzerinden baktığımızda, tüm bu süreçlerde işçi ve emekçi sınıflara mensup gençlik kitlelerinin özel bir yer tuttuğunu görüyoruz. Bunu Haziran Direnişi’nde de...

Kamu emekçileri hareketi uzun yıllardır giderek derinleşen bir tıkanmayı ve tükenişi yaşıyor. ‘90’larda ivmesi yükselen ve militan bir mücadele yolunu tutan kamu emekçileri hareketi, yer yer geçici yükselişler yaşasa da, ‘90’ların ortalarından itibaren gerileme sürecine girdi ve bugün gelinen noktada bu gerilemenin dip noktasını yaşıyor.

Partinin yayın faaliyeti ve politik önderliğe dayalı çalışma tarzının başarıyla uygulanabilmesi sınıf eksenli siyasal güç olma hedefiyle de dolaysız olarak bağlantılıdır. Bugün gelinen noktada da bütün bu sorunlar V. Kongre’nin ortaya koyduğu eksen üzerinden aşılmak durumundadır. Bu, sınıf eksenli siyasal güç olmaya dönük çalışma tarzının...

Siyasal çalışmada değişik araçlar kullanılır. Her birinin işlevi farklı olsa da amaç ortaktır. Bu toplamda partinin temel yayınlarının benzersiz bir misyonu vardır. Bu misyon, kolektif parti yayınlarının ajitasyon-propaganda alanındaki etkin rolünün yan ısıra, kolektif örgütleyici ve eylemde yol gösterici olmalarında ifadesini bulur.

Yazılı basın yoluyla yürütülen ajitasyon ve propagandanın hedef kitlesinin işçi-emekçi kadınlar olduğunu, çok yönlü engellerle kuşatıldıklarını gözeterek meseleye yaklaşmalıyız. Kullanılan dilin anlaşılır olması, onların gündemlerine uygun ancak düzen karşıtı siyasal ajitasyona bağlanan bir içerikte olmasına dikkat...

İllegal temellere dayalı devrimci örgüt sorunu, tam da yaşamsal bir ihtiyaca dönüştüğü bir dönemde, ana gövdesiyle Türkiye solunun gündeminden çıkmış bulunmaktadır. Gerçekte bu salt Türkiye’ye özgü bir durum da değildir. Dünya ölçüsünde de solun bu alanda büyük bir yıkım yaşamış bulunduğu ortadadır. İllegal temellere dayalı ihtilalci örgüt anlamında leninist örgüt anlayışı bir yana bırakılmıştır; en iyi durumda, geride kalmış tarihsel bir aşamanın artık eskimiş...

Bağımsız sendika sorunu parti için yeni bir tartışma değil, farklı dönemlerde ele alınmış ve çerçevesi çizilmiş bir konudur. Bu kapsamda Parti Kuruluş Kongresi değerlendirmelerini özellikle anmak gerekir. Konu Kuruluş Kongresi’nde esaslı biçimde tartışılmış, bugüne de yol gösteren önemli açıklıklar sağlanmıştır. Yakın dönem...

2016 1 Mayıs’ı katılım, yaygınlık ve coşku yönünden son yılların en zayıf kutlamalarına sahne oldu. AKP’nin dayatmalarının dörtlü (DİSK, KESK, TTB, TMMOB) ve reformist izleyicileri tarafından kabul edilmesi “terör tehdidi” ile birleşince, devletin kolluk kuvvetleri keyfilik ve küstahlıkta sınır tanımadı. Polis kordonları, arama...

Burjuvazi için reformist akımlar, kriz dönemlerinde kitleleri manüple etmek ve düzene yedeklemek açısından bir diğer alternatif. Bugün krizin giderek derinleştiği, sınıf-kitle hareketlerinin yükseldiği bir dönemde reformist akımların güçlenmesi, birçok ülkede düzen siyasetinde önemli bir yer edinebiliyor olması hiç de şaşırtıcı değil.

Son “Metal Fırtınası” süreci dinci gericiliğin işçi sınıfının geniş bölüklerini nasıl etkisi altına almış olduğunu bir kez daha somut olarak göstermiştir. AKP’nin en büyük oy potansiyelini geniş işçi ve emekçi kesimleri oluştururken, işçiler arasında cemaatlerin de azımsanmayacak bir etkisi sözkonusudur. Bizzat kapitalist patronların teşvikiyle fabrikalarda etkinlik alanı yaratan cemaatler eliyle işçiler, ağır yaşam koşullarının yarattığı güçsüzlük ve çaresizlik duygusuyla...

Sermaye sınıfının “meslek lisesi memleket meselesi” söylemi temelsiz değildir, kapitalist üretim açısından taşıdığı önemi göstermektedir. Bizler de kapitalizmi yıkma mücadelesinde “meslek lisesi devrim meselesi” formülasyonunun gereklerini yerine getirmeli, gündelik çalışmanın temel bir yönü olarak öne çıkartabilmeliyiz.

Alevilik sorununun güncel ve tarihsel arka planına bakıldığında, olgunun dinsel bir alt kimlik olan mezhepten öte olduğu görülüyor. Tarihsel arka planda, merkezi otoriteye/egemen sınıflara karşı isyanların Alevilik görünümünde ortaya çıkması ve bunun yüzyıllara yayılması, dini inanca felsefi boyutlar katmış, döneminin ilerisinde olan belli değerlerin benimsenip yaşatılmasını olanaklı kılmıştır. Feodal sömürüye mezhepsel baskının eklendiği...

Parti güçlerimizin onda dokuzunun sınıf çalışmasında yeraldığını ifade ediyoruz. Gelinen aşamada tartıştığımız sorunların bazılarının artık geride kalması gerekiyor. Nedir bunlar? Uzun yıllardır fabrikalarda çalışıyoruz. ‘90’lı yıllardan itibaren anlamlı örnekler var. Fabrika çalışmasının ne olduğunu herhalde bizden iyi bilen...

Sınıf ve emekçi kitlelerin ileri kesimleri bugün için belli bir “edilgenlik” içine sürüklenmiş olsalar da, olup-bitenlere karşı kayıtsız değiller. Olayları, gündemleri ve gelişmeleri dikkatle izlemekte ve belli bir tutumla birleştirmektedirler. Özellikle direnme iradesi ve kapasitesi ortaya koyan siyasal güçlere ilgileri giderek artmakta ve daha yakından takip etmektedirler. İşte bu nedenle her biçimde ve her yolla işçilere ve emekçilere seslenmeyi başarmalı, bu çerçevede...

Kadro sorununun halihazırda parti çalışmasının önemli bir dizi alanını kestiği açık. Sınıf çalışmasında mesafe almaktan devrimci örgüt sorununa kadar önümüze çıkan sorun alanları, kadro gerçeğimizle sıkı sıkıya ilişkili. Bu nedenle kritik bir yerde duruyor. “Kadro gerçeğimiz nedir?” diye sorulduğunda ilk verilecek cevap...

28 yılın soluğu!

1987 yılı Ekim ayında yayın yaşamına aylık olarak başlayan Ekim, Ocak 1993 tarihinden itibaren 15 günlük periyoda geçti. Bunu TKİP Kuruluş Kongresi ön hazırlık çalışmalarının başladığı tarih olan Temmuz 1998 yılına kadar, yaklaşık 6 yıl boyunca sürdürdü...

Parti Programı / Tüzügü