Logo

Düzen muhalefetinden farklı olarak seçimler, AKP için olağan bir parlamenter işlem değil, fakat bir siyasal meşruiyet sağlama aracıydı. AKP her türden keyfi ve kirli icraatını meşru ve mazur göstermek için bu aracı uzun yıllar boyunca başarıyla kullandı. Ama artık bunun sonuna gelmiş görünüyor. Bu olanağı kullanabilmek sürecini bir parça daha uzatabilmesi, bir yandan kendi bünyesindeki çatlamaları dizginlemesine ve öte yandan muhalefet blokunda onarılamaz çatlaklar...

Türkiyeli sol parti ve örgütlerin dönem dönem bu kapsamdaki sorumluluklara da yanıt veren ve uzun yılları bulan yurtdışı çalışması, özellikle 2000’li yıllardan sonra başlangıç dönemlerindeki gücünü ve canlılığını yitirmeye başladı. Şüphesiz bu, Avrupa ülkelerinde sınıf ve emekçi kitle hareketine yönelik uzun süreli saldırının yarattığı...

Partimizin, Haziran Direnişi sürecinde ve sonrasında gençlik içerisinde öne çıkan mücadele potansiyellerini kucaklamak, birleştirmek ve devrimcileştirmek hedefi ile gündemine aldığı politik gençlik örgütü politikasının ne denli isabetli olduğunu daha direnişin geri çekildiği günlerde bile görmüş olduk. Başlangıçta bir dizi...

Sosyalizm ile sınıf hareketinin birliği sadece politik etkileme yolu ile sağlanamaz. Aynı zamanda sınıf hareketin öncülerinin “sosyalist düşünce” tarafından doğrudan örgütlenmesi gerekir. Bu sağlanamadan parti geniş sınıf kitlelerine gereğince nüfuz ederek onları yönlendirmeyi başaramaz. Öncüsünü kazanmak...

Sınıf hareketinin mevcut kısır döngüden çıkabilmesi, devrimci müdahalenin kendini güçlü bir zeminde ifade etmesinin önünü açacaktır. Fakat tam da bunun kendisi, öznel devrimci müdahale ile bugünden hedefli ve soluklu bir çalışma pratiği ile yarının mücadelelerine hazırlanmayı gerektiriyor. Bu çabanın ana eksenini ise fabrika...

Liseli gençlik, gençliğin en dinamik kesimi olarak mücadeleye olan ilgisi ve dinamizmi ile bir potansiyeli işaret etmektedir. Toplam çalışmamız içerisinde verimli bir alan olarak, yerel çalışmayı güçlendiren, ona dinamizm kazandıran bir işleve sahiptir. Dolayısıyla bu alanda alınacak her mesafe, dolaysız olarak sınıf çalışmamıza da yansıyacaktır. Yerel örgütlerimizin bu çalışmayı yürütecek genç güçler beklemesi ise, bu önemli alanı değerlendirememek anlamına gelecektir.

Bizzat Tayyip Erdoğan’ın dayatmasıyla keyfi bir biçimde yenilenecek olan İstanbul seçimlerini bir kez daha kaybetmek, dinci-faşist iktidar için bu kez gerçekten sonun başlangıcı olacaktır. İliklerine kadar çürümüş, meşruiyet kaynağı olarak kullandığı dayanakları hızla kaybeden, başta ekonomik kriz olmak üzere içerde ve dışarda sayısız sorunun ağırlığı altında bunalan, kendi bünyesindeki çatlakları artık gizleyemez hale gelen AKP, İstanbul gibi bir kentte muhtemel bir ikinci yenilgiyi...

Son yıllarda gerçekleşen gençlik eylemlerinin ana talebi ve mücadele ekseni özgürlük ve gelecek oldu. Genç komünistlerin daha Haziran Direnişi’ni takip eden günlerde uzun soluklu bir mücadele hattı olarak saptadığı özgürlük ve gelecek ekseni, gelinen yerde gençliğin geniş kesimlerinin çeşitli talep ve özlemlerini kapsayan bir çerçeveye oturmuş bulunuyor. Bu nedenle özgürlük ve gelecek, önümüzdeki uzun soluklu mücadele döneminin ana şiarları olmaya devam edecektir...

Devrimci sınıf partisi olmak iddiasındayız. İşçi sınıfı temel çalışma alanımız, iddiamızı ete kemiğe büründüreceğimiz gerçek toplumsal zemin. İşçi sınıfına ulaşmak, işçi kitlelerini örgütlemek, birleştirmek, siyasal mücadeleye çekmek, bu mücadele içinde devrimcileştirmek istiyoruz. Temel stratejik misyonumuz bu. Fakat bunda başarılı olmak...

Partimiz sınıf çalışmasında yılların deneyimine sahiptir, sınıfı artık çok daha yakından tanımaktadır, sınıfla bağları günden güne gelişmektedir. Yakın dönem sınıf hareketi tarihinde gerçek bir kilometre taşı olan Greif Direnişi ile toplumsal düzeyde yankı yaratan Metal Fırtınası, partinin sınıf çalışması alanında katettiği mesafenin göstergeleri olmakla kalmamış, her biri kendi yönünden son derece önemli açıklıklar sağlamış, böylece partinin sınıf çalışması deneyimini...

Yerel seçimlerin tüm önemi, düzen içi siyasi güç dengelerine etkisinden gelmekteydi. Bu açıdan sonuçlar ortaya ikili bir tablo çıkarmıştır. Bir yanda başta üç büyük kent olmak üzere önemli bazı kentleri kazanmış bir düzen muhalefeti, öte yanda ekonomik krizin yıkıcı etkilerine rağmen %51’lik oy oranını koruyabilen dinci-faşist bir iktidar bloku. Fakat bu korunan bir denge anlamına gelmemektedir. İktidar bloku, özellikle de onun AKP kanadı, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere önemli...

Komünistler örgüt sorununu hiçbir zaman siyasal sınıf mücadelesinden, bu mücadelenin güncel ve tarihsel ihtiyaçlarından ayrı ele almadılar. Örgüt sorununu içinden geçilen dönemin koşulları, sınıf mücadelesinin verili durumu, komünist hareketin gelişim süreçleri vb. bir dizi etkenle bir arada, diyalektik bir bütünlük içerisinde değerlendirdiler. Fakat her adımda stratejik olanı, illegal-ihtilalci temele sahip devrimci bir parti inşa etmeyi esas aldılar.

Fiili-meşru mücadele çizgisine dayalı olarak dalga dalga yayılan büyük metal hareketi günlerce toplumun gündemine oturmayı başardı. Partimizin adı ve emeği ile sıkı sıkıya ilişkili son iki direniş, taban inisiyatifine dayalı ve sendika bürokrasisinden bağımsız eylem çizgisinin geliştirilmesi açısından çok önemli deneyimler bıraktılar...

İnisiyatifli ama aynı zamanda disiplinli bir parti çalışması, tek tek örgütlerin “üstten gündelik olarak yönetilmesi” ile değil, “sistematik olarak eğitilerek yönlendirilmesiyle ve böylece kendine yeterli hale getirilmesiyle” başarılabilir. Bir önderliğin asli görevi tek tek örgütleri yönetmek değil, ideolojik-politik görevleri esas alarak bütün partiyi yönetmektir. Sıkı bir merkeziyetçilik ve altın üste tabiliği tam da bu işlev yerine getirilebilsin diye vardır. Sorun, yapılacak tüm işlerin...

Partimizin 20. Yılındayız; yirmi yıllık bir parti, otuz yıllık bir hareketiz. Bunun ciddi birikimlerine sahibiz. Nitekim çalışmamız boyunca da bunu somut olarak gördük. Ele aldığımız hemen her konuda eski bazı kaynaklardan verimlice yararlanabildik. Partimizin ciddi bir birikimi ve bunun bir sürekliliği var. Süreklilik burada çizgide tutarlılık anlamına geliyor. Kuşkusuz aynı yerde durmuyoruz. Zaman içerisinde birikimimiz artıyor, deneyimlerimiz zenginleşiyor, bakışımız derinleşiyor.

Devrimcilik bilinç işidir, inanç işidir ama devrimcilik bunlarla birlikte bir emek işidir. O kelimenin gerçek anlamında devrim mücadelesinin bir emekçisiydi. Her zaman proletaryayı temsil eden bir devrimci olarak emeğini en ileri düzeyde ortaya koydu. 12 Eylül yenilgisinin ardından proletarya sosyalizmini temsil eden bir hareketi...

Ekim Devrimi bir kilometre taşı oldu. Arada durmak ya da tereddüt etmek artık olanaksızdı. Saflar son derece net oluşmuştu. Bir yanda, genel planda kapitalist düzenle ve tek tek ülkelerde kendi burjuvazisiyle bütünleşen çürümüş, tarihsel olarak ölmüş İkinci Enternasyonal; öte yanda, uluslararası proletaryanın devrimci eylemini iktidar mücadelesi ve proletarya diktatörlüğü doğrultusunda yönlendirecek ve yönetecek bir Üçüncü Enternasyonal...

Bugünün Türkiye’sinde devrimci toplumsal mücadele bakımından en temel, en acil, en çözücü halka, devrimci bir sınıf ekseni yaratmak, geliştirmek ve güçlendirmektir. Bunu gerçeğe dönüştürebilmenin güçlü potansiyel olanakları kesinlikle vardır, tüm sorun özel yoğunlaşmalarla, inatçı ve ısrarlı çabalarla bunu bir gerçeklik haline getirebilmektir. Tüm güç ve olanakların doğru bir çizgide ve yöntemli bir biçimde devrimci...

Partimiz 31 Mart yerel seçimlerine yukarıda ifade edilen ülke tablosu ve onun ortaya koyduğu görevler üzerinden yaklaşmaktadır. Görev, artan sömürü ve baskı politikalarına karşı işçi sınıfı merkezli bir direniş odağı yaratabilmektir. Türkiye’deki sınıf mücadelesinin seyrinin değişmesi, bu uzun vadeli görevin gereklerinin ne ölçüde yerine getirileceğine sıkı sıkıya bağlıdır. Partimiz 31 Mart yerel seçimlerini bu bakışla ele alacak...

Bir davayı sonuna kadar taşıyabilmek sürekli biçimde devrimci yenilenmeyi gerektirir. Var olana saldırmayanlar, onu devrimci eleştirinin hedefi haline getirip devrimci sonuçlar çıkaramayanlar kendilerini yenileyemez, statükoya ve sıradanlaşmaya mahkum olurlar. Statüko ve sıradanlık ise devrimci açısından ölüm demektir. Sinan yoldaşın kamuoyuna yansıyan ve THKO'dan TKİP'ye uzanan siyasal yaşamı...